ABD Başkanlık Seçimleri 2020

2020 Amerika Birleşik Devletleri Seçimleri

ABD başkanlık seçimleri 3 Kasım 2020’de yapılacak. Cumhuriyetçi Parti adayı olarak Donald Trump’ın karşısında Demokrat Parti’den Joe Biden bulunuyor. Donald Trump’ın başkan yardımcılığı için seçtiği isim, halihazırda görevinin başında olan Mike Pence. Joe Biden’ın başkan yardımcısı adayı ise Kaliforniya Senatörü Kamala Harris olarak belirlendi.

ABD başkanlık seçimleri Türkiye’deki seçimlerden daha farklı bir işleyişe sahip. Peki iki adayın son durumu ve ABD’de seçim sistemi nasıl?

Amerika Başkanlık Seçimleri

ABD’de Seçim Sistemi

ABD’de seçime katılacak adayları partiler belirler. Ancak zaman içerisinde oluşan bir gelenek sonucu bu adaylar ön seçimler ile belirlenmeye başlanmıştır. Bu ön seçimler zaman olarak her eyalette farklılık gösterir. Ancak ortalama olarak Ağustos-Eylül aylarında adaylar netleşmiş olur. Her adayın Ekim ayı sonuna dek kampanyalarını sürdürme izni bulunuyor. Amerika’da her başkan, maksimum 2 dönem (4+4 sene) başkanlık yapabilir. Üçüncü kez aday olma izni yasal olarak bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra bir dönem başkanlık yapmış kişileri, kendi içlerinden seçilmiş başkanları ikinci bir kez aday göstermek zorunda olmamalarına rağmen geleneksel olarak partileri tarafından kolayca ikinci bir defa aday gösterilirler.

Amerika’da daha önceki seçimlerde de uygulanan postayla oy verme hakkı mevcut. Posta yoluyla oy verme durumu yalnızca eyaletler tarafından geçerli bulunan sebeplerle başvurulduğunda uygulanabiliyor. Bazı eyaletler pandemi süreci öncesindeki gibi yalnızca geçerli olan durumlarda başvuru kabul ederken, bazı eyaletler ise -ki bu eyaletler çoğunlukta- pandemi süreci sebebiyle posta yoluyla oy verme başvurusunu nedensiz kabul ediyor.

Amerika seçimlerinde seçmenler sanılanın aksine doğrudan başkanı seçmezler, başkanı seçecek 538 üyeden oluşan Seçiciler Kurulu Üyeleri’ni seçerler. Bu işleyiş için ilk aşamada siyasi partiler, üyelerin potansiyel olarak kimler olacağını ya aday göstererek ya da parti merkez komitesinde yapılan bir oylamayla seçiyor. Siyasi partiler çoğunlukla partiye bağlılığı iyi bilinen üyeleri arasından seçim yapıyor. İkinci aşama ise seçim günü seçmenlerin tercih ettikleri başkan adayını oylamasıyla gerçekleştiriliyor. Seçmenler sandıkta Biden veya Trump için oy kullanırken, aslında eyaletlerindeki Seçiciler Kurulu üyelerini seçmiş oluyor. Bu Seçiciler Kurulu da şimdiye dek %99 oranında kendi bağlı oldukları parti adayının başkan olması yönünde oy veriyor. 538 üyeden oluşan Kurul’da 270 oy alan aday seçimin galibi oluyor.

Donald Trump – Joe Biden

Donald Trump – Joe Biden Buluşması ve İç Politika

30 Eylül’de gerçekleşen Trump-Biden buluşmasının detaylarını bu yazımızda belirtmiştik. Donald Trump’ın başından sonuna dek rakibi Biden’ın kendisi hakkında dediklerini söz hakkını beklemeden inkar ettiği ve sözünü kestiği bir tartışma yaşandı. Biden da rakibine nazaran daha akil davranan taraftı ancak o da Trump’a ”ırkçı”, ”palyaço” gibi pek çok hakarette bulundu. Şiddet dilinin fazlasıyla popüler olduğu Amerika’da seçimin kaderini doğrudan etkileyecek tartışmada iki tarafın da bu ‘kaba’ dili seçmesi tesadüf değildi. Bu buluşmayla ilgili yapılan anketlerde, oy kullananların %58’i tartışmanın galibinin Biden olduğunu söyledi. Yine bu buluşmayla ilgili farklı bir ankette bu tartışma sonrası oyunun değişmediğini söyleyenlerin oranı %94 iken, oyunun değiştiğini söyleyen %4’lük bir kesim var.

İç politikada ise iki taraf da birbirlerini suçluyor. Ülkede artan şiddet eylemleri hakkında Trump, Biden’a “Joe Biden ve Kamala Harris, açıklamalarıyla radikal sol örgütlere ve Antifa gibi yapılara cesaret veriyor ve onlar da bu olayları çıkarıyor.” sözleriyle yüklendi. Biden ise rakibine  “Trump ülkemizin değerlerini zehirliyor ve bölünmeyi artırıyor. Kentlerimizdeki şiddetin artmasında ateşe odun atıyor. O şiddeti durduramaz çünkü yıllardır bu şiddeti o köpürttü.” ifadelerini kullandı.

Covid-19 konusunda Trump’ı ülkeyi kapatmamakla suçlayan ve ölüm sayılarının çok fazla olduğunu söyleyen Biden’a Trump’ın cevabı ”sen olsaydın 10 katı fazla ölüm yaşanırdı” oldu.

Dış Politikada Duruşları

Orta Doğu konusu Amerika için yıllardır hiç bitmeyen bir gündem. Trump ve Biden da bu konuda tamamen ayrı yöndeler. “Sonu gelmeyen savaşlar” olarak nitelendirdiği Irak ve Afganistan müdahalelerini eleştiren Trump, ABD’nin bu ülkelere hiç gitmemesi, gitseler bile yaklaşık 20 yıl yerine birkaç yıl kalarak geri dönmeleri gerektiğini savunuyor. Trump bu nedenle hem Afganistan hem de Irak’taki askerlerinin geri çekilmesi veya minimum seviyeye indirilmesi için çalışıyor. Biden ise bu bölgelerdeki askeri varlıkları sürdürmekten yana.

İran konusunda Donald Trump ülkeleri savaşın eşiğine getiren sert adımlar atıyor. Biden ise diplomasi yoluyla İran ile nükleer anlaşmaya yeniden girmenin yolunu arayacaklarını kaydediyor.

Rusya’nın 2016’daki seçimlere Trump lehine müdahale ettiği gerekçesiyle başlatılan ve 2,5 yıl süren Rusya soruşturması nedeniyle bu ülkeyle ilişkiler de önemli bir dış politika başlığını oluşturuyor. Göreve gelir gelmez Rusya soruşturmasıyla karşı karşıya kalan Trump, tüm eleştirilere rağmen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le iyi ilişkiler kurmaya çalışan bir profil çizdi. Ancak Trump, bir taraftan da yaptırımlarla Rusya’ya karşı sert adımlar attı, Ukrayna’ya yardımları artırdı ve Rusya’yla yapılan bazı önemli anlaşmalardan çekilerek tavrını ortaya koydu. Putin yönetimini sert bir dille eleştiren Biden ise, Rusya’nın Batı’yı birçok kurum ve kuruluş üzerinden manipüle ettiğini öne sürerek, bu ülkeye karşı daha güçlü bir birlik kurma çağrısında bulunuyor.

İsrail konusunda uzun yıllardır Filistin-İsrail konusunda “iki devletli bir çözümü” desteklediklerini savunan ABD’de Trump döneminde atılan adımlar çokça konuşuldu. Başkan yardımcılığı sürecinde İsrail ile yakın ilişkileriyle bilinen Biden, Trump’ın bazı adımlarını eleştirse de İsrail’e karşı bir tavır almayacağını ve ABD’nin bu ülkedeki büyükelçiliğini tekrar Tel Aviv’e taşımayacağını açıkladı.

Venezuela’da Nicolas Maduro yönetimini “diktatörlük” olarak nitelendiren Trump yönetimi, muhalif lider Juan Guaido’ya verdiği destekle öne çıkıyor. Trump’ın göçmen politikalarını eleştiren Biden ise, seçilmesi durumunda Meksika sınırında inşa edilen duvarı kaldıracaklarını vadediyor.

Kuzey Kore konusunda Biden, ABD’nin ön koşulları karşılanmadan Kuzey Kore ile bir diyalog sürecine girmenin doğru olmadığını savunuyor ve Trump’ı bu konuda eleştiriyor.

Recep Tayyip Erdoğan – Donald Trump

Seçimin Türkiye Yansıması

2020 ABD Seçimleri tüm dünyayı olduğu gibi tabi ki Türkiye için de fazlasıyla önemli olacak. Donald Trump başkanlığında Türkiye-ABD ilişkileri belirli dönemlerde gerginlik konusunda en üst limitlere tırmansa da genel olarak iki taraf da olumlu mesajlar verdi. İki ülke de birbirini ”Stratejik Ortak” olarak görürken Recep Tayyip Erdoğan da Donald Trump da her fırsatta aralarındaki olumlu ilişkiden söz ediyor. Ayrıca Trump, seçilmesi halinde ikinci döneminde de bu ilişkileri mevcut durumuyla sürdüreceği mesajını veriyor.

Biden ise Türkiye konusunda daha ‘sabıkalı’ bir isim. 2014 yılında Türkiye’nin DAEŞ ile işbirliği yaptığını iddia etmiş ancak sonrasında bu asılsız iddialar sebebiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan özür dilemişti. 2015 yılında Barack Obama’nın başkan yardımcılığını yaparken Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimi konusunda Türkiye’deki meşru yönetime zamanında ve yeterli bilgi vermediği için eleştirilmiş ve bu konuda da özür dilemişti. Biden bundan yaklaşık 1 sene önce, aday adaylığı zamanlarında Türkiye’de muhalefeti desteklediğini ve seçilmesi halinde de destekleyeceğini söylemişti. Bunu da darbe ile değil ”demokratik yollardan” yapacağının da özellikle altını çizdi. Biden bu konuşmayı kendisine Türkiye hakkında sorulan sorular üzerine söylemişti ancak kendisinin Türkiye hakkında yakın geçmişte farklı açıklamaları da var; Ayasofya’nın Camii haline getirilmesi konusunda kesinlikle yanlış olduğunu ve müze olarak kalması gerektiğini söyleyen Biden, Doğu Akdeniz meselesinde de Türkiye’ye, Yunanistan lehine baskı yapılması gerektiğini belirtti.

Bu yaşananlar doğrultusunda Biden’ın başkan seçilmesi durumunda Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin pozitife geçmesi için yeniden revize edilmesi gerekecek gibi gözüküyor.

Anketlerde Son Durum

ABD Başkanlık Seçimleri için ortalama 20 gün kala yapılan çoğu ankette önemli bir farkla Biden önde gözüküyor. BBC’nin yaptığı en detaylı ankete göre -BBC bu seçim sürecinde Biden’a daha yakın bir tavır sergiliyor- Biden’ın oy oranı %53 olarak gözükürken Donald Trump ise %42’de kalıyor. Yine bu anketlere göre Donald Trump corona virüse yakalandığında oy oranı artmıştı ancak hastaneden çıkıp ”corona virüsü gözünüzde büyütmeyin” minvalinde açıklamalar yapınca, halkın tepkisini çekti ve oy oranı yeniden azaldı. 2016 ABD Başkanlık Seçimleri öncesi Hillary Clinton son gün yapılan anketlerde bile önde götürürken bildiğiniz gibi seçimi kaybetmişti.

Her ne kadar anketlerde Biden önde gözükse de seçimin kaderini Cumhuriyetçilerin ve Demokratların gidip geldiği ”salıncak eyaletler” belirleyecek. Başkanlığa ulaşılması için gereken 270 delegeden 101’ini barındıran 6 eyalette de en önemli iki tanesi Pennsylvania ve Florida. Biden Pennsylvania’da 7 puanlık fark ile Trump’a karşı avantajını sürdürüyor. Florida’da ise 1 Temmuz’da Biden 6,4 puan öndeyken, Trump son dönemde ivme kazanarak farkı 3,7 puan seviyesine indirmeyi başardı. Diğer salıncak eyaletler arasındaki Wisconsin’de 5,5 puan ile Biden Michigan’da da 6,7 puan ile yine Biden önde gidiyor. Yarışın en başa baş gittiği salıncak eyaletlerin başında ise Kuzey Carolina geliyor. Trump’ın zaman zaman öne geçtiği eyalette, Biden şu anda sadece 1,4 puan ile öne geçmiş durumda. Arizona’da ise 2,7 puan ile Trump önde.

Tüm bu bilgiler ışığında ‘Salıncak Eyaletler’de iki rakibin baş başa gittiğini görebiliyoruz. Ancak yukarıda da yazdığım gibi anketler her zaman net sonuçları vermeyebiliyor. Bunun dışında anketi yapan şirketlerin yakın olduğu tarafa karşı uyguladığı ”katkı” da anket sonuçları için belirleyici bir faktör.

 

Twitter hesabımızı takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Kaynaklar

  • Anadolu Ajansı
  • Doğrulukpayı.com
  • BBC

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*